Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Hürmüz Boğazı’nda Yeni Dönem: Çatışma Deniz Ticareti Modelini Değiştiriyor

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

13 Apr 2026

Orta Doğu’da tırmanan bölgesel çatışma ortamı, kritik deniz ticaret yolları ve petrol sevkiyatlarında yeni bir denge yapısı oluştururken, özellikle Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği belirgin biçimde dönüşüm geçiriyor. Windward AI’nin 6 Nisan tarihli günlük deniz istihbarat raporuna göre, boğaz artık tek bir kontrol noktası üzerinden işleyen klasik yapısını kaybederek iki ayrı geçiş koridorunun ortaya çıktığı çok katmanlı bir trafik modeline evrildi.

Bu yeni yapı, deniz trafiğinin daha karmaşık ve esnek bir operasyonel düzene geçtiğini gösterirken, bölgedeki akışın siyasi ve güvenlik dinamiklerine bağlı olarak yeniden şekillendiğine işaret ediyor.

Çift Koridor Modeli

Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği artık tek bir hat üzerinden değil, iki ayrı rota üzerinden ilerliyor. Bunlardan ilki İran Devrim Muhafızları ile ilişkilendirilen kuzey hattı olurken, ikinci rota Umman kıyısı boyunca gelişen güney koridoru olarak öne çıkıyor.

Bu yapı, yalnızca askeri etki alanlarıyla değil, aynı zamanda diplomatik ve operasyonel koordinasyon süreçleriyle şekillenen hibrit bir geçiş sistemi oluşturuyor.

Ticaret ve Enerji Akışı

Yeni trafik modeline rağmen boğazdan geçen gemi trafiği kesintiye uğramış değil. Aksine, enerji ihracat akışlarının belirli ölçüde sürdüğü ve özellikle Çin yönlü ham petrol sevkiyatlarında yoğunlaşma görüldüğü belirtiliyor.

Kharg Adası’nda devam eden yükleme faaliyetleri, bölgedeki ihracat akışının sürdüğüne işaret ediyor. Terminalde çok sayıda VLCC ve Aframax tipi tanker beklerken, sevkiyatların önemli bölümünün Asya pazarlarına yöneldiği gözlemleniyor.

Görünürlük ve Risk Ortamı

Bölgedeki operasyonların önemli bir bölümü AIS sinyallerinin kapatıldığı “karanlık” modda gerçekleşiyor. Bu durum, deniz trafiğinde şeffaflığı azaltırken sigorta, risk analizi ve izleme süreçlerinde belirsizliği artırıyor.

AIS karartma faaliyetleri, Körfez genelinde görünürlüğün düşük seviyede kalmaya devam ettiğini ve gemi davranışlarının tam olarak izlenemediğini ortaya koyuyor.

Genişleyen Tehdit Alanı

Hürmüz Boğazı’nın ötesinde, Körfez genelinde güvenlik riskleri de artış göstermeye devam ediyor. Dubai ve Ras Laffan çevresinde bildirilen saldırı olayları, çatışmanın yalnızca dar geçiş noktalarıyla sınırlı kalmadığını, bölgesel deniz altyapısını da etkilediğini gösteriyor.

Beş haftayı aşkın süredir devam eden çatışma, deniz ticaretini tamamen kesintiye uğratmak yerine, izin ve kontrol mekanizmalarıyla işleyen yeni bir operasyonel modele dönüştürmüş durumda. Ancak bu yapı, yüksek düzeyde risk ve belirsizlik barındırmaya devam ediyor.

Seçici Erişim ve Irak Muafiyetleri

Hürmüz üzerinden transit geçişler, giderek daha seçici bir izin sistemi altında yürütülüyor. 4 Nisan itibarıyla İran’ın, Irak bağlantılı gemilere belirli muafiyetler tanıdığı ve bu gemilere öncelikli geçiş imkânı sağlandığı bildiriliyor.

Windward verilerine göre, AIS sisteminde “IRAK SAHİPLERİ” ibaresi bulunan gemiler de dahil olmak üzere toplam 21 Irak bağlantılı tanker tespit edildi. Bu durum, geçiş izinlerinin siyasi ve ticari bağlantılara göre şekillendiğini gösteriyor.

Bu eğilimi destekleyen örneklerden biri, yaklaşık 1 milyon varil Basra Heavy ham petrolü taşıyan Panama bayraklı bir Suezmax tankerinin AIS sistemi kapalı şekilde Malezya’nın Pengerang limanına doğru ilerlemesi oldu. Bu tür hareketler, erişimin tamamen açık olmadığını ve geçişlerin seçici şekilde yönetildiğini ortaya koyuyor.

Kharg Adası’nda İhracat Akışı Sürüyor

İran’ın ihracat faaliyetleri Kharg Adası üzerinden devam ederken, terminalde yoğun yükleme operasyonları dikkat çekiyor. 2 Nisan’da, aralarında yaptırım listesinde yer alan gemilerin de bulunduğu altı tankerin yükleme yaptığı tespit edildi.

Bu gemiler arasında iki VLCC ve bir Aframax tanker yer alırken, toplam taşıma kapasitesinin 5 milyon varili aştığı ve sevkiyatların büyük bölümünün Çin’e yönlendirildiği bildiriliyor. 5 Nisan tarihli uydu görüntüleri, terminal çevresinde ek tankerlerin beklediğini ve yükleme faaliyetlerinin sürdüğünü gösteriyor.

Körfezde Aktivite Sürerken Görünürlük Düşük Kalmaya Devam Ediyor

5 Nisan itibarıyla Körfez’de toplam 596 yabancı bayraklı gemi tespit edilirken, bu sayı bir önceki güne göre 101 gemilik bir düşüşe işaret ediyor.

Bölgedeki faaliyetler gemi tiplerine göre geniş bir dağılım gösteriyor. Dökme yük gemileri 146 ile en büyük payı alırken, ürün tankerleri 132, ham petrol tankerleri 66, konteyner gemileri 45, LNG ve LPG taşıyıcıları 40 ve kimyasal tankerler 32 adet olarak kaydedildi. Diğer gemi tipleri ise 135 adetle toplam yapıyı tamamlıyor.

Aynı zamanda bölgede 267 AIS “karanlık olay” tespit edilmesi, görünürlüğün sınırlı kaldığını ve operasyonların önemli bir bölümünün izlenemez şekilde gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

Windward AI raporunda ayrıca şu bulgular öne çıkıyor:

  • Irak bağlantılı gemilere yönelik muafiyetlerin fiilen geçişleri kolaylaştırdığı
  • Kharg Adası çıkışlı sevkiyatların 5 milyon varili aşarak Çin’e yoğunlaştığı
  • Füze ve insansız hava aracı saldırılarının hem liman hem de seyir halindeki gemileri hedef alarak risk seviyesini yükselttiği
  • Körfez’de düşük görünürlük koşullarının ve AIS karartma faaliyetlerinin devam ettiği
  • Çatışma sürecinde LNG dahil üç gemilik bir koridor hareketinin, bölgedeki ilk dikkat çekici LNG geçişlerinden birini işaret ettiği

Hürmüz Boğazı