Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol

Alarm Yükü Denizcilikte Güvenliği Tehdit Ediyor

Yazar: Eda GEDİKOĞLU

18 Feb 2026

Lloyd’s Register (LR) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, gemilerde kullanılan alarm sistemlerinin aşırı ve gereksiz uyarılar nedeniyle mürettebatı ciddi biçimde zorladığını ve denizde güvenliği tehdit eder hale geldiğini ortaya koydu.

Lloyd’s Register (LR) tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, gemilerde kullanılan alarm sistemlerinin aşırı ve gereksiz uyarılar nedeniyle mürettebatı ciddi biçimde zorladığını ve denizde güvenliği tehdit eder hale geldiğini ortaya koydu.

“Denizcilik Sektöründe Etkin Alarm Yönetimi” başlıklı araştırma; 11 operasyonel gemiden, 2.000 günü aşkın sürede toplanan 40 milyondan fazla alarm verisinin analizine dayanıyor. Bulgulara göre, birçok gemide her gün binlerce alarm üretiliyor ve bu alarmların büyük bölümü operasyonel açıdan anlamlı bir değer sunmuyor.

Araştırma, aşırı alarm yükünün mürettebatta alarm yorgunluğuna, dinlenme sürelerinin bölünmesine ve güvenliği sağlamak amacıyla kurulan sistemlere olan güvenin zayıflamasına yol açtığını gösteriyor.

Çalışmada, IEC 62682 ve EEMUA 191 gibi endüstride kabul görmüş alarm yönetimi standartları ilk kez bu ölçekte denizcilik operasyonlarına uyarlandı. Sonuçlara göre incelenen gemilerin yarısından azı, saat başına 30’dan az alarm kriterini karşılayabildi. Gözetimsiz makine dairesine sahip gemilerde ise alarmlar, dinlenme sürelerinin %63’ünü kesintiye uğrattı. Bazı kruvaziyer gemilerinde günlük alarm sayısı 2.600’e ulaşırken, yalnızca on dakikalık bir sürede 4.691 alarm üretildiği vakalar tespit edildi.

Araştırma, alarm yoğunluğu karşısında mürettebatın alarmları onaylamadan susturma ya da alarm devrelerini fiziksel olarak devre dışı bırakma gibi riskli uygulamalara yöneldiğini; bunun da güvensiz davranışları normalleştirerek kritik güvenlik sistemlerine olan güveni zedelediğini ortaya koydu.

Rapor, Lloyd’s Register’ın Eylül 2024’te yayımladığı önceki çalışmanın devamı niteliğini taşıyor ve bu kez yalnızca sorunu tanımlamakla kalmayarak uygulamada nelerin başarılabileceğini de gösteriyor. Bir kruvaziyer gemisinde yürütülen pilot uygulama kapsamında, yeni teknolojiye ihtiyaç duyulmadan ve büyük sistem değişiklikleri yapılmadan, yalnızca altı ay içinde toplam alarm sayısı yaklaşık %50 oranında azaltıldı. Bu iyileştirme; hatalı sensörlerin değiştirilmesi, yanlış monte edilmiş vanaların düzeltilmesi ve mevcut sistemlerin yeniden ayarlanması gibi klasik deniz mühendisliği müdahaleleriyle sağlandı.

LR’nin analizine göre, en sık görülen ilk 10 alarmın ele alınması bile toplam alarm yükünü yaklaşık %40 oranında azaltma potansiyeline sahip. Raporda; alarm performansının objektif ölçümüne daha fazla önem verilmesi, gemi yaşam döngüsünün tüm aşamalarında insan faktörünün sistem tasarımına daha güçlü biçimde entegre edilmesi ve uygulanabilir, tutarlı düzenleyici çerçevelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuluyor.

Lloyd’s Register Küresel Teknoloji Direktörü Duncan Duffy, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Araştırmamız, kötü yönetilen alarm sistemlerinin artık başlı başına bir güvenlik riski haline geldiğini gösteriyor. Sektör kararlı adımlar atmadığı sürece alarm yorgunluğu, durumsal farkındalığı zayıflatmaya ve ciddi kazaların olasılığını artırmaya devam edecek.

Denizcilik sektörü güvenliği gerçekten ciddiye alıyorsa; sürekli performans ölçümüne, objektif değerlendirmeye ve insan odaklı alarm sistemi tasarımına yatırım yapmak zorundadır. Ancak bu şekilde alarm sistemleri asıl amaçlarına hizmet edebilir; mürettebatı destekleyebilir, hayatları koruyabilir ve daha güvenli seferler sağlayabilir.”

Araştırma, Lloyd’s Register’ın denizcilikte dijitalleşmenin fırsat ve risklerini derinlemesine ele almayı amaçlayan Dijital Dönüşüm Araştırma Programı kapsamında yürütüldü.


Lloyd’s Register , Denizcilik

Bültene Kaydol

Gelişmelerden haberdar ol